
İbrahim Aksoy
Birinci dünya savaşında, Ortadoğu siyasi haritası çizildi ama, Ortadoğu’nun kadim toplumlarından bazılarının babadan kalan mülkünü, başkalarına verdiler. Bu hatadan dolayı yüz yıldır, Ortadoğu huzur bulmadı. Çünkü atadan kalan mülk, başkalarına verilmişti. Son hareket; herkes atadan kalan mülkünü alacak ve Ortadoğu da huzura kavuşacak.
İran’da 35 milyon Azeri yaşıyor ama, hiçbir insani hakka sahip değil. 13 milyon Kürt yaşıyor ama, hiçbir insani hakka sahip değil. İran’da daha birçok toplum yaşıyor, hepsi bir avuç Fars’ın kölesi gibi yaşıyorlar. Şubat ayında açız diye sokaklara dökülen insanlar, Farsların devrim muhafızlarının saldırısına uğradılar ve 8-10 bin insan öldü, 25 bin kadarı tutuklandı. Dünyada hiç kimse bunu görmedi ve görmek de istemiyor. Ölenlerden büyük çoğunluğu Azeriler ve Kürtlerden oluşuyordu, Türkiye sırtını döndü görmek istemiyor. Bölgede aynı olayı, başka azınlıklar da yaşadı. Eğer bir devlet, inandığı dininden ve konuştuğu dilinden dolayı, vatandaşına zulüm yapıyorsa, ben insanım diyenler de öncelikle, kendi devleti tarafından katliama uğrayan, bu insanların yanında olmalıdır. Fakat; Türkleşmiş bazı insanlar, körmüş onlar da rahat dursun diyorlar.
Türkiye’de 1797- 98-99 Koçgiri ve 1921 ikinci Koçgiri katliamı, 1925 Diyarbakır katliamı, 1926-27-28-29 Ağrı katliamı, 1937-38 Dersim katliamı ve 40 yıldır Şam devlet Mahallesinde oturan APO’sunu gerekçe göstererek, Kürtlere karşı yapığı katliamlar için, Türkiye; 2- trilyon dolara mal olduğunu söylüyor. Şimdik de oturmuş, bin yıllık kardeşi APO ile barışmaya çalışıyorlar. Bu barış senaryosuna inanmak için, insanın ya Türkleşmiş Türk ya da APO’cu olması gerekiyor.
Irak ve Suriye de, az yapmadı. Suriye Kürtleri nüfusa bile kayıt etmiyordu. Irak; Saddam’ın son döneminde, Kürtlere karşı yapılan soykırımda kimyevi silah bile kullandı. Kürtlerin önemli bir kesimi, eski inançları olan Zerdüşt inancı, Yezidi, Dürzi ve Kızılbaş (Alevi) inancını koruyorlar. Müslüman olduğunu iddia eden, zalim devletler, inançlarından dolayı bu Kürtlere, katmerli zulüm yapıyorlar.
Değişim savaşı, Giritli Palastinalarla başladı, Doğu da İran’da devam ediyor. ABD bölgeyi böylece bırakıp, dönüp evine gidecek diye düşünenler, yanılıyor. ABD bölgeyi böyle bırakıp giderse, İsrail’in başını daha büyük belaya sokmuş olur. Gelecekte bölge siyaseti bundan daha kötü olur. Zaten İran bölgedeki diğer Müslüman küçük devletleri bombalayarak, düşman ilan etti. İran’ın eline fırsat geçti mi bu küçük Müslüman devletlerin başına bela olur, ABD’de birçok dostunu kayıp etmiş olur. ABD sadece bu küçük devletleri İran’ın vicdanına bırakırsa, diğer Müslüman ülkelerin de dostluğunu kayıp eder. Bunun için, ABD doğudan başlayarak, Ortadoğu’nun yeni siyasi haritasını belirleyerek, Akdeniz’e kadar gelecek. Akdeniz’de AB devletleri de belirlemede, rol alacaklar.
Türkiye; kuzey Kürdistan’da yaşayan Kürtleri, zaten ayırmış. Erdoğan şubat ayında bir açıklama yapmıştı. Türkiye’nin kişi başı milli geliri, 18 bin dolar oldu diyordu. Mersin, Adana, Maraş ve Sivas’tan başlayarak, Kürt illerinde ortalama milli gelir kişi başı 5 bin dolar civarında. Türk illerinde kişi başı milli gelir ortalaması 20 bin dolar civarında. Türk illeriyle, Kürt illeri arasındaki Milli gelir farkı, tam dört kat. Görüldüğü gibi, Türk yöneticiler Kürdistan’ın sınırlarını belirlemiş, Kürtlere çoktan teslim etmiş. Kürtler bunun farkında değil.
Türkiye’de; siyasetin ve basının açıklamalarına baktığımızda, sanki İran’ın yaşadıklarını, Türkiye’nin de yaşayacağını anlatıyorlar. Türkiye’nin güçlü bir ordusu ve yeteri kadar da silahı var, bunu her vesile ile dile getiriyorlar. Çağın savaşı sadece bunlarla olmuyor. Paraya ve imkanlara da ihtiyaç var. Türkiye İran gibi yalnızlaştı, savaşta arkasında kimse yoktur. Ege sahillerine birkaç füze düşse hiçbir yabancı tatile gelmez. Bir de ambargolar devreye girerse, petrol kaynakları da olmadığı için, kimse Türkiye ile ilgilenmez, Türkiye’nin uzun süre savaşma imkânı sınırlıdır.
İran savaşında, Rusya petrolü para etti karlı çıktı, savaşın uzamasını istiyor. ABD Ortadoğu’yu yeni bir siyasi düzene sokmadan, Ortadoğu’dan ayrılmayacaktır. Çünkü ABD baltayı kendi ayağına vurmak istemez. Ortadoğu’da eski ve yeni oluşacak yerlere, yeni üsler oluşturup, öyle gidecek.
Türkiye kuyruğa girmiş, telaş ve heyecanla, sırasını bekliyor.
27 Nisan 2026




