
İbrahim Aksoy
İnsanın buna inanması için, Türk kimliği taşıması gerekiyor. “Her Türk vatandaşı, Türk’tür Müslümandır” “Hiç kimsenin başka bir şey olma şansı yoktur” söyleyen M. Kemal. Yüz yıldır “Ne mutlu Türküm diyene” “Bir Türk dünyaya bedeldir” sözleriyle; Anadolu’yu Türkleştirmeye ve Müslümanlaştırmaya çalışıyorlar. Bunun için, Türk ve Müslüman olmayanları, devlet yönetiminden uzak tutma, kitlesel katliamlar yapma, hatta soykırım bile uygulandı. Kürtler hala Kürt olarak varlığını koruyor, Aleviler de Alevi olarak, inancını koruyor.
Eskiden; ırkçılık ve Türklükle ilgi söylenen sözleri bıraktılar. Onun yerine söylenen tek slogan var. “Yerli ve Milli” Şu anda; seçim barajı %7 olmasına rağmen, Parlamentoda 7 Partinin Milletvekilleri var. 600 Milletvekilinin tek sloganı “Yerli Ve Milli” dir. Genel Başkanların hepsi yerli ama tek bir tanesi Milli değildir. Onlar da Milli olmadıklarını çok iyi biliyorlar. Bunlar; biz Millileştik siz niye Millileşmiyorsunuz diye, Kürtlere saldırıyorlar. Bunlar biz Müslümanlaştık, siz niye Müslümanlaşmıyorsunuz diye, Alevilere saldırıyorlar. Bunların bazı Kürtler korkudan Türk olduğunu, bazı Aleviler de Müslüman olduğunu söylüyorlar. Ne yapsınlar, utan utanmazdan, kork Allahtan korkmazdan.
Devlet Bahçeli; Kürtler bizim 1000,0 yıllık kardeşimizdir diyor. Aklın olmayacak bu sözlere inanacaksın. Bin yılı bırak son yüz yılda, Kürtlere neler yaptıklarını neden söylemiyor? Son 40 yılda, APO’yu gerekçe göstererek, Müslüman Kürt kardeşlerinizi yok etmek için, 2.0 Trilyon Dolar harcadınız? Devlet Bahçeli; Aleviler bizim Müslüman kardeşimizdir diyor. Buna inanmak için, insanın Alevi olması gerekiyor. Peki Bahçeli Aleviler senin Müslüman kardeşlerin, Hacıbektaş’a Alevi Müslüman kardeşlerine neden bir Cem evi yaptırdın? Alevi Müslüman kardeşlerinle neden Cami’de namazınızı kılmıyorsunuz da, Alevi Müslüman kardeşlerine Cem evi yapıyorsun?
Türkiye Osmanlıdan beri, çok iyi bir siyasi oyuncudur. Mesela; Kemal Burkay denen bir Kürt zat vardı, yıllarca yurt dışında kaldı. Gerilla kampı oluşturdu, kendisi kamp eğitimcisiydi, ikinci adamı Mesut Tek üç Kürt gencini kurşuna dizdi. İkisinin de peşmerge kıyafetiyle, resimleri İnternet sayfalarını süslüyordu. Temmuz 2011’de, baktık ikisi de Gerilla kampını bıraktı, çıktı Türkiye’ye geldiler. Kemal Burkay’ı İstanbul Valisi devlet töreniyle karşıladı ve bir Kuran ve Türk Bayrağı hediye etti. İkisi de gerilla komutanlığını bıraktı, siyasete başladı ve ayrı ayrı partilerde, Genel Başkanlık yapmaya başladılar. O zaman sessiz sedasız, Kemal Burkay ile barıştılar. Taraflar şimdiye kadar hiçbir sorun yaşamadılar.
Şimdi sıra APO ile barışmada. APO; Şam Devlet mahallesinde bir binanın dokuzuncu katında oturdu, 15 yıldan fazla bir süre, Türkiye’ye karşı savaşı yönetti, Türkiye bir gün resmi bir belge ile APO’yu Şam’dan istemedi. Şubat 1999 Türkiye’ye geldi, yargılandı idam cezası aldı, onaylanan dosya Meclise geldi. 12 Eylül’den kalan 120 adet idam dosyası, Meclis’te bekliyordu. Sıra APO’ya gelince, Meclis toplandı yasadan idam kararını kaldırdı ve APO’yu idamdan kurtardı. APO’nun sayesinde 120 kişi de idam edilmekten kurtuldu. Buna itiraz eden kimse olmadı.
Bir süredir Devlet APO ile barışmaya çalışıyor. Elbette ki bu barış çok önemli, insanları ölümden kurtaracak, buna kim sevinmez ki? Elbette ki barışacak taraflar, karşılıklı oturur taleplerini sunarlar ve sonuçta anlaşır barışırlar. Meclis APO Barış Komisyonu oluşturmuş, komisyon bütün kesimlerle görüşüyor, APO hariç. Görüşmeye devlet içerisinde karşı olanlar var. Mesela; ikinci Dünya Savaşında ABD Japonya’ya karşı Atom Bombası kullanmıştı ama, daha iki hafta önce, ABD Başkanı Japonya’ya gitti ve yetkililerle görüştü. Demek ki barıştan sonra, tarafların düşmanlığı unutmaları gerekiyor ve hazırlıklar şimdiden yapılmalıdır. Yetkililer öncelikle APO ile yüz yüze görüşmelidir.
Taraflar neden barış konusunda tereddüt etmiyor da, görüşme konusunda çekimser davranıyor? Demek ki; söylenen sonuca gitmekte tereddütleri var. APO’yu barışa davet eden Devlet Bahçelidir ama, acaba tereddütlerin sebebi kimdir?
APO Şam’da oturmuş kırk yıldır, Devlet adına görevini yapıyor. Hiç kimsenin tereddüttü olmasın, Devlet APO’ya ne görev verirse, APO da onu eksiksiz, yerine getirecektir. Tereddüt niye…?
Kasım 2025




