
İbrahim Aksoy
Birinci Dünya savaşında, 30 Ekim 1918 tarihinde Osmanlı koşulsuz teslim oldu. Müttefik güçler, Anadolu hariç, bütün Osmanlı topraklarını işgal etmişlerdi. Anadolu da Misakı Milli adıyla kalan bölgeyi yönetmek üzere, İngiliz General Harington’a teslim ettiler. Müttefik Güçler Osmanlı topraklarında 23 devlet kurdular, bunlardan biri de Culuklar Cumhuriyetidir. Kurulan devletlerden hiçbirinin temsilcileri, barış görüşmelerine katılıp öneride bulunmadılar. Galip müttefik devletler, istedikleri gibi sınırları belirlediler ve devlet kurdular. Kurulan devletler, Müttefiklerin emir ve komutasında, kendilerine ayrılan bölgeleri devlet olarak yönetmeye başladılar.
Müttefiklerin yaptığı paylaşım hiç de adil değildi. Binlerce yıldır Yahudilerin yaşadığı topraklar üzerinde, bir Filistin Devleti kurdular. Hitlerin SS Birlikleri ve İsmet İnönü’nün arkadaşı Hacı Emin el-Hüseyni (Kudüs Müftüsü)’nü 18 Kasım 1941’de Hitlere gönderdi. Hitler de Kudüs Müftüsü Başkanlığında, Müslüman SS birliklerini kurdular ve Müslüman SS Birlikleri, söylentilere göre Bir Milyon Yahudi’yi katlettiler, İsrail’de Yahudi kalmadı bir Filistin devleti kurdular. Mezopotamya’nın en eski ve en kalabalık toplumu olan, Kürtlerin binlerce yıllık ana vatanı olan Kürdistan’ı dörde böldüler ve Irak, İran, Culuklar Cumhuriyeti ve Suriye arasında pay yaptılar. Onlar da oturdu kendi aralarında anlaştı, Kürtleri yok saydılar baskı ve zulüm ile Kürtleri yok etmeye çalıştılar.
En büyük zulüm, Kürdistanı Sömürgeleştirmek oldu. Kuzey Kürdistan; Culuklar Cumhuriyetinin egemenliği altında ve sömürgesidir. Culuklar Cumhuriyetinde 2025 yılında kişi başı 18.000 dolar oldu. Kürt illerinde kişi başı ortalama Milli gelir 5.000 dolar, Türk illerinde 20.000 doların üzerindedir. İlk Milli Gelir hesaplandığında, Diyarbakır üçüncü sırada, aynı Diyarbakır şimdi 57’inci sırada. Kürtlerin en önemli gelir kaynağı hayvancılıktır. 1990’lı yıllarda binlerce Kürt köyü Türk askerleri tarafından yok edildi. Yayla yasağı kondu, Kürtler hayvancığı bırakmak mecburiyetinde kaldı ve batıya büyük göç başladı. Devletin de asıl amacı buydu, Kürtleri batıya göçürüp, asimile etmekti ve devlet muradına erdi. 1990’lı yıllarda Türkiye’de Kürt yoktur diye bağıran Türkler, şimdik de sadece İstanbul’da 5 milyon Kürt yaşıyor, Kürt sorununu biz çözeceğiz diye bağırıyorlar. Dünyada hiçbir sömürge ülke, kendi sömürgesine bu kadar zulüm yapmamış, insanların varlığını inkar etmemiştir. Bu inkar aynı zamanda, soykırım sayılmaktadır.
Türkiye’de ilk nüfus sayımı 28 Ekim 1927’de yapıldı, 13.648,270 kişi olarak tespit edildi. Bunların büyük çoğunluğu Kürtlerden oluşuyordu. Geri kalanlar, Balkan göçmenleri ve Karadeniz Pontus Rumlarından oluşuyordu. Türkmen yoktu; bu nedenle İngilizler, kurdukları Cumhuriyetin adını Culuklar Cumhuriyeti koydu. Osmanlı Türkmenlerden nefret ederdi, Türkmenler de korkudan Osmanlı topraklarında dolaşmazlardı. Cumhuriyetin kurucuları arasında bir tek Türkmen yoktu
Türkiye’nin öncülüğünde; yeni devletleşen dört toplum, yüz yıldır Kürtleri yok etmek için birlikte, Kürtleri dilediği gibi yönlendiriyorlar, baskı ve zulüm uyguluyorlar. Elbette ki bazı Kürt işbirlikçiler de bunlara yardımcı oluyorlar. İşte bu çelişki, Kürtlerin önündeki en önemli engeldir. Kürt bireyler Kürtlerin birliğini öne çıkarması gerekiyor. Bu konuda tek doğru siyaset, Kürtlerin özgürlüğüne giden ortak yoldur. Sömürge olmaktan kurtulmanın tek yolu da, birlik olmaktan geçer.
Yakın zamana kadar Dünyada Kürtlerin destekleyeni ve dostu olmadı ama, bugün bütün dünya, Kürtleri destekliyor. Kürtler bu desteği, yüz yıldır Barzanilerin kesintisiz silahlı mücadelesine ve Bayan Mitterrand’ın çalışmaları sonucu, Kürt sorunun uluslararası soruna dönüşmesindendir. Kürtler bu insanlara, minnet borçludur. Eski düşman dost olmaz. Kürt’ün dostu, ona elini uzatandır.
Cumhuriyet: gücün kurallara ve kurumlara ve toplumsal mutabakata (Anayasa) bağlı olduğu bir yönetim biçimidir. Türkiye’de bunların hepsi kâğıt üzerinde var ama, hiçbir zaman Cumhuriyetle yönetilmemiştir. Birisi Kürt kadını ile ilgili bir fıkra anlatıyor, bütün Türkiye ayakta, çok güzel! Türk Askerleri Cizreli bir Kürt kadına tecavüz etti, çıplak resmini internette sergilediler. Türkler sustu zevkle izlediler. Bunun gibi bazı sosyal konuları da birbirinden ayırt etmek gerekiyor.
Çocuk uyanıp; ağlayarak meme istemezse, anne çocuğu uyarıp meme vermez.
Haziran 2026




