
Memo Şahin
Botanlıdır Leyla. Önce kaybeder eşini işkencede. Sonra yıkılır damı başına, doğduğu topraklarda 1996’da, Türk ordusunca. Atar kendini yaban bir ele, adresini bilmediği İstanbul’a. Çocuklarıdır tüm geleceği, yaşam kaygısı…
Düşmesin diye kötü yola yedi çocuğu, olmasın kapkaçcı ya da torbacı, karar verir 2006’da dönmeye doğduğu topraklara, yeniden.
Hikayesidir Leyla’nın, kayda alınan 2006’da…
Botanlı Leyla
“Günlerim ay gibi, yıl gibi geçiyor” diyor
Evinden, damından, köyünden gayri
“Toprağımızı da yaktılar” diyen
İşkencede kaybettiği eşinden sonra
30’unda 7 çocukla dul kalan
Ve savrulan savaş yellerince İstanbul’a
Ve 40’ında gül yüzünde hüzün bulutları
Çadır açmış Leyla…
“Nasıl anlatmalı seni” Leyla
İstanbul hamfendilerine, beylerine
Bir atımlık mesafe Tarlabaşı ile İstiklal Caddesi
Ulaşmaz hawarın yine de
Cafelerine Beyoğlu’nun…
Duymaz İstanbul
Beyoğlu tınmaz
Yankısın vurur Mardin’e
Kimsesizlik ve sahipsizlik
Böyle bir şey olsa gerek, Leyla…
“Avukatsız halk” diyenler
Seni anlatmış sanki
Ve tercüman olmuş meramına
Takmayız biz yine de
Çünkü herbirimiz bir mîr
Bey ve paşa
Biraz da bundandır Leyla Xan
Ulaşmaz çığlığın köşe başına…
Nasıl yaşar sekiz can
Dokuz metrekarede
“Çocuklarım özentiden dolayı hırsız olmadan
dağıma, taşıma dönem” diyen seni
Anlamaz kimse
Hangi dili konuşursan konuş
Çünkü biz
El aşığıyız Leyla Xan
Çünkü biz
Bizden olanı sevmez
Elin boş tenekesini baş tacı ederiz
Çünkü biz
İş değil
Laf ustasıyız Leyla Xan
Çünkü biz
30 yıldır aynı nakaratı tekrarlayan
“Elitleriyiz” bu toplumun
Ne gam
Biz topluma
Toplum bize yabancı…
Dokuz metrekarede sekiz can
Oturup kalkmadık
Yiyip içmedik
Yellenip temizlenmedik Leyla Xan!
Sen bunları yaşamdan
Biz ise kitaplardan öğrendik
Sen bize
Biz sana yabancıyız Leyla can
Ne serzenişin dokunur
Ne isabet eder gözbebeklerindeki oklar
Sevinç gözyaşı sandığımızdan
Her gözyaşını
Diken diken olmaz derimiz
Lavların saçmaz
Sol mememizin altındaki volkan
Ve her duyduğumuzda Leyla’yı
Gelir aklımıza “Çon ciwane Leyla”
Ve gelmez aklımıza
Ayrı bir hikayesin olduğu her birinin
Kasım’ın kızı Leyla
Botanlı Leyla gibi…
Vurmaz güneş şavkını
Saklar ay, gül yüzünü
Yol göstermez Kutup Yıldızı
Bilirler ki
Çıkılmaz yolculuğa rehbersiz
Ve “kırar boynunu yürür”
Başka mevsimlere
Her biri…
Bêkes im
Bêçar im
Bêteqat û bêhal im Leyla
Başına yazma
Yoluna ışık
Ayağına papuç olayım Leyla…




