
İbrahim Aksoy
Hani Araplar Kerbela’da kavga etti, Hüseyin adında birilerini öldürdüler ya, ondan beri de Araplar ve Hüseyin seviciler, Aşure çorbası yaparlar. Bu çorbanın içerisinde var olan her şey bulunur. Sulu kıvamlı ve şekerledir. O zaman şeker var mıydı, nereden getirdiler, bilen yoktur. Türkiye’de siyasette aynen bu çorbaya dönüştü. Kim kiminle siyaset yapıyor, ne yapacaklar, bilen yoktur.
Paşalar Cumhuriyetiyle birlikte, siyaset Türklerin de günlük yaşamında yerini aldı. Paşalar 9 Eylül 1923’de CHP’yi kurdu, CHP’ de 20 gün sonra 29 Eylül 1923 Tarihinde Cumhuriyet’i kurdu. O günden beri siyaset ve partiler, aynen Aşure çorbası gibi, karışarak günümüze adar geldi.
Paşalar Cumhuriyetini kuran partinin karşısında, kimsenin parti kurmasına izin vermediler. İkinci Dünya savaşında, Paşalar Cumhuriyeti Almanların yanında yerini aldı. Hatta İsmet İnönü, Müslüman SS birliklerini oluşturmak ve Hitlere yardım etmek için, sınıf arkadaşı Kudüs Müftüsü’nü, Hitler’e gönderi ve birlikte Müslüman SS birliklerini kurdular. Auscwits kampında, Müslüman SS birlikleri Avrupa genelinde topladıkları 1 milyondan fazla, Yahudi öldürdü.
Hitler savaşı kayıp edince, kazanan ülkeler, Şikago’da bir toplantı düzenlediler. Bu toplantıya katılacak devletler Demokrat olması gerekiyordu, bunun şartı da en az iki partili olmaları gerekiyordu. İnönü zorla Adnan Menderes ve Celal Bayar’a parti (DP) kurdurdu ve heyetini Şikago toplantısına gönderdi. Böylece de Yahudi soykırımında, Hitler’e ortak olmaktan kurtuldu.
Adnan Menderes’in Parti’si (DP) 14 Mayıs 1950 seçimlerinde büyük bir çoğunlukla iktidara geldi. Paşaların mirasçıları bunu hazmedemedi. İnönü’nün emriyle, Cemal Gürsel Başkanlığında, 38 Subaydan oluşan, Milli Birlik Komitesi 27 Mayıs 1960 tarihinde darbe yaptı. Başbakan Adnan Menderes, Dış İşleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı törenle astılar.
38 Subaydan oluşan Milli Birlik Komitesi’nin içerisinde en önemli şahsiyetlerden biri de Kurmay Albay Alparslan Türkeş’tir. Türkeş 9 Şubat 1969 tarihinde, Milliyetçi Hareket Partisini (MHP) kurdu. Menderes’in suçsuz yere asıldığını savunan kesim, Türkeş’in MHP’sinde yer aldılar. Görüldüğü gibi; kimin nerede siyaset yapacağını, Falcıya baktırmadan bilemezsin.
15 Temmuz 2013 tarihinde, FETÖ’cülerin bir kısmı, iktidardaki FETÖ’cülere karşı darbe girişiminde bulundu ama başaramadılar. Yönetim de çok sert bir biçimde bunlara karşı çıktı. Kimisi kaçtı, kimisi hapishanelere dolduruldu. Kimisi de dilini tuttu, sustu oturdu. Önemli bir kesim de izini kayıp ettirmek için, gitti CHP’ye üye oldu. Geçen gün bir saat içerisinde 387 bin üye CHP’den istifa etti. Bunların ezici çoğunluğu, 15 Temmuz’dan sonra, izini kayıp ettirmek için, CHP’ye üye olanlardır.
Bilindiği gibi; Darbeden sonra, AKP’de en üst görevlerde bulunmuş, birkaç kişi istifa etti, her biri ayrı bir parti kurdu. Çalışmalarını tamamladı 2023 seçimlerinde geldi CHP ile seçim iş birliği yaptılar, Kılıçdaroğlu’nu da Başkan adayı gösterdiler. Kılıçdaroğlu da Devlet Başkanı olmak için, bunların hepsine bol keseden, Milletvekilliği dağıttı. Kılıçdaroğlu’nu öyle bir şişirdiler ki, o da kendisini AKP Hükümetine Devlet Başkanı olarak görmeye başladı. Zaten başka bir düşüncesi de yoktu, köylü çocuğu olarak dünyaya geliyor, Devlet Başkanı olarak öbür dünyaya gidecek.
Seçimden sonra artık Kılıçdaroğlu yoktur CHP darbeci FETÖ’cüler ve devrimcilerin elindeydi. Büyük bir hevesle seçime katılan, aynı hüzünle seçimi kayıp eden Kılıçdaroğlu, hüzünle gitti evinde oturdu. Bunlar bir gün Kılıçdaroğlu’nu teselli bile etmediler. Merak etme öbür seçimde kazanırsın demediler. Seçimden bir ay sonra, bir sonraki seçimde, Ekrem İmamoğlu’nu kendi Başkan adayları olduğunu ilan ettiler ve yüzlerce miting düzenlediler. Elbette ki Kılıçdaroğlu da bunlara, hüzünlü, hüzünlü bakarken, oyun oynamayı da düşünmeye başladı. Sonuçta Darbeci FETÖ’cüler ve Devrimciler CHP’den ayrıldı, ayrı parti kurdular.
Görüldüğü gibi; şahsi menfaat için, kendi partilerini ne hale getirdiler. Yarın tesadüfen iktidara gelseler bile, ülkeyi ne hale getireceklerini de göstermiş oldular. Bu karışımın şekersiz aşure çorbasından ne farkı var? Görüldüğü gibi Şeriatçılarla, Marksistler birlikte CHP’den ayrıldı kendilerine yeni bir parti kurdular. Haydi rast gele!
Kendisine saygısı olmayanın, başkasına saygısı olmaz!
Temmuz 2026




