
İbrahim Aksoy
Sayın Yahya Munis; 16 Ağustos 2026 tarihli “Nerina Azat” sayfasında, APO’nun şeceresini gayet güzel bir şekilde yerlere sermişsin, insanlar üzerinden gelsin gitsin diye; ellerine sağlık. Hiçbir şey Kürtler için bundan daha güzel olamaz. Önemli ve Kürt Milletinden gizlenen bir konuda, Kürt Milletini aydınlattığın için, sana sınırsız teşekkürlerimi sunuyorum.
APO uzun süre, Türkiye’nin Şam Askeri Ataşesi Hava Pilot Tuğgeneral, Siyasetçi 23 dönem MHP Adana Milletvekili ve Şam Askeri Ataşesi Kürşat Atılgan ile, Şam Devlet Mahallesinde aynı apartmanda altlı üstlü oturdu, APO sözde “Bağımsız Birleşik Kürdistan’ı kurmak için, Türkiye’ye karşı savaştı. APO daha sonra aynı mahallede, yüzme havuzlu dubleks bir villaya taşındı. Türkiye bir kere bile APO’yu kırmızı bültenle Şam’dan istemedi. Çünkü APO Kürşat Atılgan’ın kontrolünde emin ellerdeydi. APO’yu Şam ve Ankara kendi Kürt politikaları için ortak kullanıyorlardı. En huzurlu olan da Kürtleri nüfusa bile kayıt etmeyen, Suriye idi.
APO; Şam’daki Şatosunda, 9 Ekim 1998 tarihinde, CİA kaçırdı Atina’ya götürdü. Türkiye ikinci günü duydu ve hemen peşine düştü. CİA bir süre APO’yu dolaştırdıktan ve dünyayı haberdar ettikten sonra, götürdü Kenya Nairobi’de, bir Yunanlının çiftliğine yerleştirdi ama Türkiye peşini bırakmadı. APO Şam’dan çıktıktan 105 gün sonra, MİT ile CİA anlaştı, CİA 15 Şubat 1999 da Kahire Hava Alanında APO’yu Türk MİT’ine teslim etti. Türkiye APO ile ilgili, APO Türkiye ile ilgili, ne biliyorsa, CİA da hepsini biliyor. APO 105 gün CİA’nın elindeydi, bildiği her şeyi onlara anlattı.
Türkiye’ye gelişi 16 Şubat 1999 tarihinde Başbakan Bülent Ecevit resmen açıkladı. O da hayretlerini gizleyemeyerek, “Bunu getirdi kucağımıza koydular, şimdi biz bunu ne yapacağız” dedi. Bu söz bile, Başbakan’ın APO’dan haberinin olmadığını gösteriyor.
APO yargılandı, 29 Haziran 1999 tarihinde, vatana ihanet suçundan, idama mahkûm oldu. Başbakan Ecevit, Başbakan Yardımcısı Bahçeli ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz tarafından, infaz kanunu ertelendi. 2004 yılında, Anayasa’dan idam cezası tamamen kaldırıldı ve Bahçeli de APO’sunu idamdan kurtardı. Bahçeli’nin APO’su sayesinde, infazını bekleyen yüzlerce insan da idamdan kurtuldu.
Çocukları dağda olan, Kürt aileler sürekli devletin denetimi ve takibi altındaydı. Bu ailelerin çocuklarını bile devlet dairesinde işe almıyorlardı. APO ailesi Devlet ile en ufak bir sorun yaşamadı. 18 Yaşını dolduran APO’nun yeğenleri, sıra ile Türk Parlamentosunda Milletvekili oldular ve Bahçeli amcalarıyla, Türkiye’yi yönetiyorlar.
20 Ekim 1991 seçimlerinde, Ahmet Türk CHP genel Başkanı Erdal İnönü’yü aldı İzmir’e götürdü. Orada Erdal İnönü’yü telefonla, Şam’daki APO’yu görüştürdü. APO da Erdal İnönü’ye, Kürtlerin ayrıca seçime katılmayacağını, gelip İnönü’nün partisinde aday olacaklarının sözünü verdi. Ahmet Türk, İnönü ile Kürtlere yaptıkları bir pisliği başka zaman yazacağım, şimdi zamanı değil. Gelişmelerin sonucunu herkes gördü.
Murat Karayılan “Savaş sürecinde, PKK saflarında 27.000 bin insanımız öldü” diyor. Murat bey; Kürt gençleri Türkiye’yi demokratikleştirmek için ölmediler “Bağımsız Birleşik Kürdistan” uğruna canını feda ettiler. PKK yöneticileri de Türkiye ile barışıyorsunuz, hayırlı olsun. Umarım barış süreci hızla sona erer, Kürt gençleri de PKK’den kurtulur.
Kürtler; PKK’nin Türkiye ile birlikte oynadığı barış oyununda hiçbir beklentiniz olmasın. Suriye çok önemli bir örnek. Ortadoğu siyasi haritası yeniden belirlenirken, Türkiye’nin planları altüst oldu, yeni bir plan hazırlığında. PKK yöneticilerini topluca, Süleymaniye’ye yerleştireceği söyleniyor. Lazım olduğu zaman, rahatça birlikte hareket etsinler diye.
Dünyanın en eski medeniyetine ve verimli topraklarına sahip, Kürdistan’da 60 milyon Kürt’ü parçalamışlar, hala devletsiz yaşıyorlar. Dünya buna dur demek için, harekete geçti. Artık Kürtler de kimsesiz değil, onlar da kendisini dünyadaki gelişmelere göre, ayarlamak zorundadır.
Kürtlerin tek hedefi bir an önce, Kölelikten kurtulmak olmalıdır.
Eylül 2026




